<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Elatmanın Önlenmesi Davası Dilekçe Örneği | İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</title>
	<atom:link href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/konu/elatmanin-onlenmesi-davasi-dilekce-ornegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr</link>
	<description>Ankara’da boşanma, miras, tazminat ve iş davaları alanında avukatlık ve hukuki danışmanlık sitesi.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 May 2019 21:17:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/wp-content/uploads/2025/10/ilkay-hukuk-ankara-avukat-150x150.jpg</url>
	<title>Elatmanın Önlenmesi Davası Dilekçe Örneği | İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</title>
	<link>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mülkiyet Hakkı Nedir?</title>
		<link>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mulkiyet-hakki-nedir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mulkiyet-hakki-nedir</link>
					<comments>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mulkiyet-hakki-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AV.İLKAY UYAR KABA]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2019 21:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Avukat ve Danışma 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Dilekçe Örneği]]></category>
		<category><![CDATA[İştirak Halindeki Mülkiyet Hakkı Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Mülkiyet Hakkı ve Mülkiyet Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mülkiyet Hakkına Dayanan Elatmanın Önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mülkiyet Hakkına Dayanan Elatmanın Önlenmesi Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Mülkiyet Hakkının Konusu ve Kapsamı]]></category>
		<category><![CDATA[Müşterek Mülkiyet Hakkı Nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilkayuyarkaba.av.tr/?p=5153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mülkiyet Hakkı Nedir? Bir kavram olarak mülkiyet Anayasa' da ve çoğunlukla ilişkili olmasına rağmen Türk Medeni Kanunu' nda tanımlanmamıştır. Buna karşılık Mülkiyet hukuki anlamda 4721 Sayılı Kanunun 683. Maddesinde " Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta...</p>
The post <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mulkiyet-hakki-nedir/">Mülkiyet Hakkı Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr">İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mülkiyet Hakkı Nedir? <u>Mülkiyet hakkının tanımı</u>, Türk hukukunda açık bir şekilde ifade edilmemiştir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına ilişkin hükümler, doğrudan değil de dolaylı yoldan belirlenmektedir. Bu noktada Türk Medeni Kanunu’nda ve Anayasa’da mülkiyetin tanımına dair bir ifadeye rastlamak mümkün olmamaktadır.</p>
<p>Mülkiyet hakkı nedir sorusuna yanıt olarak; 4721 sayılı Kanunun 683. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükümlere göre; herhangi bir şeye malik olan kimsenin, hukuk kurallarının kapsamı dâhilinde söz konusu sahip olduğu şey hakkında, dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p>Bu bağlamda malik, yani bir malın sahipliğini elinde bulunduran kimse, kanunen kendisine belirlenmiş sınırlar içinde herhangi bir malı dilediği gibi kullanabilme hakkına sahiptir.</p>
<p>Bununla birlikte mülkiyet hakkı kapsamında bir malın sadece kullanılmasına veya kullanılmamasına yönelik tanımlamalar yer almamaktadır. Söz konusu eşyanın sahipliğini elinde bulunduran kişinin yani malikin, aynı zamanda bu malın sunduğu faydalardan da istifade edebilme hakkına da sahip olduğu kabul edilmektedir.</p>
<p>Ayrıca malik hukukun tanımış olduğu sınırlar çerçevesinde söz konusu malı veya eşyayı, sınırlı bir ayni hakla sınırlandırabilir veya şahsi bir hak nedenini öne sürerek eşyanın kullanımını bir başkasına bırakabilmektedir.</p>
<p>Mülkiyet hakkı kapsamında mülkiyet, bir kimsenin bir şey üzerinde haiz olabileceği tüm yasal yetkileri sağlayan bir ayni haktır. Hukukumuzda gündeme gelen mülkiyet haklarının temel konusu, taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde kurulan mülkiyettir.</p>
<h2><strong>Mülkiyet Hakkı ve Mülkiyet Çeşitleri</strong></h2>
<p>Mülkiyet hakkı çeşitleri göz önünde bulundurulduğunda, birden fazla kimsenin herhangi bir eşyaya sahip olması durumunda toplu mülkiyet gündeme gelmektedir. Mülkiyet hakkı çeşitleri arasında da görülebilen bir kavram olan toplu mülkiyet, adından da net olarak anlaşılacağı gibi bir taşınır veya taşınmaz mülkün üzerinde top üzerinde birden fazla kişinin sahipliğinin bulunmasını ifade etmektedir. Türk Medeni Kanunu’nda müşterek ve iştirak durumundaki mülkiyet ayrı ayrı tanımlanarak düzenlenmiştir. Nitekim 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu da kat mülkiyeti kavramının hukuki gerekliliklerini düzenlemiştir.</p>
<h3><strong>Müşterek Mülkiyet Hakkı Nedir?</strong></h3>
<p>Müşterek mülkiyet, bir diğer ifade ile paylı mülkiyet kapsamında ele alınan mülkiyet kavramı, bütünüyle tek bir mülkiyete konu olmaktadır. Dolayısıyla hissedarlar arasında paylaşılan paylar, bilfiil taksim edilmiş sayılmamaktadır. Ferdi mülkiyetten farklı olarak, sahiplik altında tutulan taşınır veya taşınmaz mülkün birden fazla maliki olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu noktada maliklerin payları örnek olarak 5’te 1, 5’te 2 gibi ifadeler ile belirtilmelidir. Müşterek mülkiyet hukuki literatürde paylı mülkiyet olarak da nitelendirilmektedir.</p>
<p>Müşterek mülkiyet, hukuki bir tanımla, kanun hükmü nezdinde veya bir idari tasarrufun nitelendirmesiyle meydana gelebilir. Birden fazla kimse belli bir malı birlikte satın alabilir. Bu durum müşterek mülkiyetin ana konusu haline gelmektedir. Birden fazla kimsenin taşınır veya taşınmaz mülk üzerindeki müşterek mülkiyet hakkı, belli bir payın üzerinde bırakılarak diğer payların başkasına devredilmesi şeklinde de kullanılabilir.</p>
<p>Müşterek mülkiyet ilişkisi Medeni Kanunu’nun 647. maddesinde yer alan hükme göre açıklanmaktadır. Buna göre; “duvar, çit, parmaklık gibi iki farklı gayrimenkulü birbirinden ayırmaya yarayan şeylerin mülkiyetinde esas alınması gereken her iki komşu arasında söz konusu şeyin müşterekliğidir.” denerek buna benzer durumlarda müşterek mülkiyet ilişişinin hangi şartlar dahilinde oluşabileceği ifade edilmektedir.</p>
<h3><strong>İştirak Halindeki Mülkiyet Hakkı Nedir?</strong></h3>
<p>Medeni Kanunu’nun 629. maddesinde yer alan hükme göre; “Kanun mucibince veya bir mukavele ile iştirak teşkil eden kimseler bir şeye malik olursa, her birinin hakkı o şeyin tamamına sarih olur.” denilmektedir.</p>
<p>İştirak halindeki mülkiyet kavramında, mülk sahipliğini ifade eden bir taşınmazın veya taşınırın üzerinde hak sahibi olan tüm ortaklar arasında bir ortaklık bağı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Ortakların söz konusu mülkte, hukuk kuralları nezdinde birlikte malik olduğu kabul edilmektedir. Bu tür ortaklıklarda dikkat edilmesi gereken bir husus da tüzel kişilerin söz konusu olamayacağıdır. İştirak halindeki mülkiyete hukuki literatürde elbirliği mülkiyeti adı verilmektedir.</p>
<p>İştirak halindeki mülkiyette iştirakçilerin belli bir payı bulunmamaktadır. Medeni Kanunu’nun 630. maddesinde yer alan hükme göre, iştirak halindeki bir mülkiyet üzerinde hiçbir iştirakçi tek başına tasarruf hakkına sahip değildir.</p>
<p>Zira hukuken böyle bir pay hakkı bulunmadığı için mülkiyet hakkının bütün iştirakçilere ait olduğu kabul edilmelidir. Bu noktada iştirak halinde bulunan bir mülkiyete konu bir malın, başkasına temlik edilmesi ile iştirak hali sonlandırılabilmektedir. Ancak bu işlemin hukuki geçerliliğinin olması için söz konusu malın bütün ortaklarının oybirliği ile karar almış olmaları şart koşulmaktadır.</p>
<h3><strong>Mülkiyet Hakkı Nedir?</strong></h3>
<p>Bir kavram olarak mülkiyet Anayasa&#8217; da ve çoğunlukla ilişkili olmasına rağmen Türk Medeni Kanunu&#8217; nda tanımlanmamıştır.</p>
<p>Buna karşılık Mülkiyet hukuki anlamda 4721 Sayılı Kanunun 683. Maddesinde &#8221; <em>Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir&#8221; </em> şeklinde ifade alır.</p>
<p><strong>Türk Medeni Kanunu&#8217; nda Mülkiyet </strong> Türk Medeni Kanunu içerisinde ki mülkiyet ile ilgili çeşitli düzenlemeler ve genel hükümler sonucunda, mülkiyetin maddi varlığı olan şeyler üzerinde tam egemenlik sağlayan bir hak olarak anlaşılması gerekir.</p>
<p>Buna paralel olarak hukuki olarak mülkiyet hakkının verdiği hak ve yetkileri, malikinin rızası olmadan başkası veya başkaları kullanamaz.</p>
<p>Bu duruma bağlı olarak mülkiyet hakkını elinde bulunduran malik, mülkiyetini haksız olarak elinde bulunduran, kullanan kişi veya kişilere karşı istihkak davası açabilir ve yanı sıra her şekilde yapılmış haksız el atmaların engellemesi amacıyla dava açabilir.</p>
<p>Bunlarla birlikte mülkiyet hakkının malik açısından da çeşitli sınırları bulunur ve bu sınırlar Anayasa ile birlikte yasalar tarafından düzenlenmiştir.</p>
<p>Bu kapsamda mülkiyet hakkı bütün yetkileri kapsayan bir egemenlik hakkı olmakla birlikte, sınırlı ayni hak olarak tanımlanan ifadelerle, hak sahibi malikin bu yetkileri süre ve kapsam bakımlarından sınırlandırılmıştır.</p>
<p>Daha açık bir ifadeyle ayni haklar hak sahibi olan malike belirli ve sınırlı yetkilere paralel sınırlı bir egemenlik sağlar. Mülkiyet Hakkı Nedir?</p>
<h2><strong>Mülkiyet Hakkının Konusu ve Kapsamı</strong></h2>
<p>Hukuki olarak mülkiyet hakkının konusunu yalnızca maddi olan şeyler oluşturur. Örneğin maddi niteliği bulunmayan, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ifade edilen kişilere ait fikir ve sanat eserleri üzerinde bulunan hakları, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmezler.</p>
<p>Mülkiyet hakkının konusu dışında kapsamı da hayli karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu anlamda mülkiyet hakkı sadece eşyaları değil, aynı zamanda o eşyayı bütünleyen parçaları ve eklentilerini de kapsamı altına alır.</p>
<p>Mülkiyet hakkının bütünleyici parçası olarak ifade edilen unsur 684. Madde de &#8220;Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. &#8221; şeklinde hükmolunur ve tanımı aynı maddenin 2. Fıkrasında : &#8221; Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.&#8221; Şeklinde yapılır.</p>
<p>Bir şeyin bütünleyici unsur olabilmesi için, asıl şeyle maddi bir bağlantı içerisinde olması gerekir ve bu bağlantının sıkı bir şekilde olması beklenir. Dolayısıyla o şeyin asıl şeyden ayırılması, yok edilmesi veya yapısının değişikliğe uğratılması durumunda asıl şeyin zarara uğraması veya yok edilmesi anlamlarına geliyorsa, kanuni olarak o şey asıl şeyin bütünleyici parçası olarak kabul edilir.</p>
<p>İkinci bir durumda ise, maddi bağlantı bu kadar güçlü olmamakla birlikte yerel adet o şeyi asıl şeyin temel unsuru olarak görüyordur. Bu durumda da kanun o şeyi asıl şeyin bütünleyici unsuru olarak kabul eder. Her iki durumda da bütünleyici parçanın asıl şey ile maddi bir bağlantı içerisinde olması gereklidir.</p>
<h4><strong>Mülkiyet Hakkı Nedir?</strong></h4>
<p>Medeni Kanun, bir şeyin bütünleyici parça sayılması için gerekli şartları genel olarak 684. maddede belirtmiş ise de bazı şeyler için bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın bütünleyici parça niteliğini tanımıştır.</p>
<p>Medeni Kanunun 685. maddesiyle &#8221; Bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de maliki olur. Ürünler, dönemsel olarak elde edilen doğal veya hukukî ürünler ile bir şeyin özgülendiği amaca göre âdetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen diğer verimlerdir.</p>
<p>Doğal ürünler asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır.&#8221; hükmü getirilmiştir.</p>
<p><strong>Medeni Kanunun 685. maddesine göre doğal ürünler nitelikleri itibariyle iki türlüdür.</strong></p>
<p>Bunlar bir şeyin belli süreler içinde yahut mevsim itibariyle meydana getirerek alınması, asıl şeyin verimine zararlı olmayan ürünlerdir.</p>
<p>Örneğin; ağaçların meyveleri, koyunun sütü ve yünü. Ürünün kendiliğinden yetişmesi, bir emek sonucu meydana gelmesi veya meydana gelme aralığının belli olması önemli değildir. Önemli olan asıl şeyin üretim kabiliyetini etkilemeden, uzun olmayan aralıklarla ürün alınabilmesidir.</p>
<p>Bir şeyin özgülendiği amaca göre âdetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen diğer verimler: Bunların zaman zaman tekarı aranmaz. Adetin o şeyden elde edilmesini uygun görmesi yeterlidir.</p>
<p>Bunlar bir ormanın ağaçları gibi organik şeyler veya taş ve maden gibi organik olmayan şeyler de olabilir. Bir madenden cevher veya bir ocaktan taş çıkarıldığı zaman bunların yerine yenisi oluşmaz. Fakat adetin ondan elde edilmesini uygun gördüğü ölçüde, bunlar da doğal ürün sayılmıştır</p>
<p>Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Medeni Kanunun 621. maddesinin ilk fıkrasında kullanılan &#8220;temliki tasarruflar&#8221; ifadesi borçlandırıcı işlemleri (taahhüt işlemleri) kapsamadığından,</p>
<p>4721 sayılı Kanunda sadece &#8220;tasarruflar&#8221; ifadesi kullanılmıştır. Medeni Kanunun 686. maddesinin ikinci fıkrası eklentiyi şöyle tanımlamaktadır: &#8220;Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır.&#8221;</p>
<p>Görüldüğü gibi, bütünleyici parça bağımsız bir mal olarak varlık arz etmedikleri halde, bir şeyin eklentisi bağımsız mal vasfını korumaktadır. Buna karşılık asıl şeyin taşınır veya taşınmaz mal olması mümkündür. Eklenti ilişkisi ancak iki mal arasında söz konusu olur. Ancak taşınır eşya eklenti niteliğini taşıyabilir. Dolayısıyla taşınmaz malların eklenti niteliği taşımaları söz konusu değildir. Taşınır bir şeyin eklenti sayılması için Kanunun aradığı şartlar dış bağlantı ve özgülenmedir.</p>
<h3><a href="https://ilkayuyarkaba.av.tr/aile-konutunun-sag-kalan-ese-ozgulenmesi-davasi/"><strong>Özgülenme Nedir</strong></a></h3>
<p>Bir taşınır malın asıl şeyin işletilmesi, korunması veya ondan yararlanılması için sürekli nitelikte ona özgülenmiş olması gerekir. Diğer bir anlatımla söz konusu taşınır malın asıl şeyin ekonomik amacına bağlı kılınmış olması gerekir.</p>
<p><strong>Dış Bağlantı:</strong> Asıl şeyin ekonomik amacına özgülenen taşınır malın eklenti niteliğini kazanabilmesi ve sözü geçen özgülemenin iki şey arasındaki maddi bir bağlantı ile dışa karşı belirli hale gelmesi için, asıl şey ile dış bağlantı bulunması, eklentinin asıl şeye bağlı kılınması gerekir. Eklenti durumunu üçüncü kişilere bu unsur açıklar.</p>
<p>Özgüleme arzusu bulunsa, hatta açıklansa dahi dış bağlantı kurulmadıkça eklenti olma niteliği gerçekleşmez. Buna göre dış bağlantı çözülürse eklenti olma niteliği de sona erer. Fakat eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez (MK. md. 686/3). Örneğin, fabrikanın bir makinesi tamire gönderilince makine eklenti olmaktan çıkmaz.</p>
<h3><strong>Eklenti Sayılmanın Hukuki Neticeleri</strong></h3>
<p>Eklenti ve bütünleyici parça arasındaki esas farkları belirtmekte fayda vardır. Bütünleyici parça hem taşınır hem de taşınmaz mal olabilir. Oysa, eklenti sadece menkul eşyadır.</p>
<p>Bütünleyici parça bağımsız bir eşya vasfı taşımadıkları, ayrı bir mülkiyet konusu olamadıkları halde, eklenti asıl şeyden bağımsız bir hukuki varlık olarak mülkiyet konusudur. Asıl şey üzerinde yapılacak tasarruflardan bütünleyici parçayı ayrı tutmak mümkün olmadığı halde, bir şeye ait yapılacak tasarruflarda o şeyin eklentisi ayrı tutulabilir. Bu durumun taşınmaz mal rehninde büyük önemi vardır.</p>
<p>Medeni Kanunun 862/1. maddesi bunu, &#8220;Rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar.&#8221; şeklinde ifade etmiştir. Taşınmaz malın eklentisi olan taşınır eşya, tapu sicilinde gösterilmiş olmasa bile rehnin kapsamındadır. Eklentinin tapu siciline yazılmasının bildirici bir anlamı vardır. Malikin açık bir şekildeki bu tahsis iradesi, alacaklı lehinde bir karine teşkil eder. Bunun neticesinde alacaklı, bunların eklenti olduğunu ispatla yükümlü olmaz. Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar (MK. md. 686/1).</p>
<p>Asıl şeye zilyet olan kimsenin sadece geçici olarak kullanması veya tüketmesi için özgülenen ya da asıl şeyin özel niteliği ile herhangi bir ilişkisi bulunmadan sadece korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz (MK. md. 687). Asıl şeyin haczi eklentiyi de kapsar. Haczedilen eklentideki hak sahibi kişinin (intifa hakkı, hasılat kiracısı gibi) istihkak davası hakları saklıdır. Mülkiyet Hakkı Nedir?</p>
<h2><strong>Yargıtay Kararı &#8211; Mülkiyet Hakkı Nedir?</strong></h2>
<p><em><strong>ELATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI</strong></em> &#8211; MÜLKİYETTEN KAYNAKLANAN AYNİ HAKKINA DEĞER VERİLEREK ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM İSTEĞİNİN TÜMDEN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ.</p>
<p>YASAL OLMAYAN GEREKÇELERLE KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ</p>
<p>ÖZET: Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetten kaynaklanan ayni hakkına değer verilerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir. (2981 S. K. m. 10) | Mülkiyet Hakkı Nedir?</p>
<p>Diğer makalelerimize <a href="https://ilkayuyarkaba.av.tr/ilkay-hukuk-blog/"><strong>Ankara avukat</strong></a> sayfamızdan göz atabilirsiniz.</p>
<h2><strong>Mülkiyet Hakkı Nedir?  Sıkça Sorulan Sorular</strong></h2>
<p><strong>MÜLKİYETİN TESPİTİ VE TESCİLİ DAVASI &#8211; İLK DERECE MAHKEMESİNİN VAKIA VE HUKUKİ DEĞERLENDİRMESİNDE USUL VE ESAS YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI &#8211; İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİ</strong></p>
<p>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, 1989 senesinde Ordu İli, Ünye İlçesi, Bayramca Mahallesi, Maksum Sokağı 1056 ada 11 parsel sayılı arsayı %50, %50 oranında malik olmak suretiyle satın aldıklarını ve 2000 yılının Aralık ayında arazi üzerinde bina inşaatına başladıklarını, müvekkilinin kardeşi A. E. ve eşi davalı E. E.&#8217;nin bina inşaatı sadece beton atılmış halde alt katı müvekkiline sattıklarını, müvekkilinin satış için anlaşılan ücretin bir kısmını A. A. isimli kişinin huzurunda davalı R. Ö. ve kardeşi A. E.&#8217;ye verdiğini, daha sonra geri kalan miktarı davalı E. E.&#8217;ye teslim ettiğini, müvekkilinin kalan bu miktarı davalı E. E.&#8217;ye götürdüğünü N. A. isimli kişinin de gördüğünü,</p>
<p>direkler harincindeki inşaat malzemelerinin hepsini müvekkili tarafından temin edildiğini, müvekkilinin daire ile alakalı bütün işleri bitirip 2006 yılının ikinci ayında dairede oturmaya başladığını, dilekçe ekinde sunmuş oldukları davalılar tarafından müvekkiline gönderilen 04/05/2015 tarihli tahliye ihtarının gönderilmesine kadar müvekkilinin hiçbir sıkıntı yaşamadığını, davalılar tarafından gönderilen ihtarnamenin kötü niyetli olduğunu, davaya konu dairenin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu beyan ederek,</p>
<p>davaya konu dairenin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile, davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini, mülkiyet taleplerinin kabul görmemesi halinde müvekkilinin daireye yapmış olduğu masrafların,</p>
<p>dairenin müvekkilinin elinde bulunduğu sürece kazandığı değerin tespit edilerek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile 80.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.</p>
<p>İlk derece mahkemesince, yapılıp bitirilen yargılama neticesinde; &#8220;&#8230;Davada dinlenen tanık ifadelerinden ve özellikle dosya içindeki Ünye Tedaş Elk. Dağ. Müess. Müd. hitaben; dava konusu taşınmazın davacıya satıldığını fakat resmi satışın yapılmadığı belirten, davalılardan R. Ö. tarafından imza edildiği görülen belgeden davacının terditli olarak talep ettiği tazminat istemi yönünden iyiniyetli olduğu ispatlanmıştır.</p>
<p>Bu sebeple davacının taşınmazın üzerine yaptığı binanın dava tarihi itibarıyla değeri olan 53.996,80 TL yi davalılardan isteyebileceği2 gerekçesi ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 53.996,80 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.</p>
<p>ÖZET: Dava; davaya konu dairenin  mülkiyetinin aidiyetinin tespiti ve tapuya kayıt ve tescili, olmadığı taktirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca alacak-tazminat istemine ilişkindir.</p>
<p>Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre,</p>
<p>HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re&#8217;sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK&#8217;nun 353/1-b-1 bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine karar verilmiştir. | Mülkiyet Hakkı Nedir?</p>The post <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mulkiyet-hakki-nedir/">Mülkiyet Hakkı Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr">İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mulkiyet-hakki-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elatmanın Önlenmesi &#8211; Müdahalenin Meni Davası</title>
		<link>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/elatmanin-onlenmesi-mudahalenin-meni-davasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=elatmanin-onlenmesi-mudahalenin-meni-davasi</link>
					<comments>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/elatmanin-onlenmesi-mudahalenin-meni-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AV.İLKAY UYAR KABA]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 21:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Avukat ve Danışma 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Dilekçe Örneği]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Nasıl Açılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Ne Kadar Sürer?]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Nerede Açılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Şartları]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi İhtarname Örneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilkayuyarkaba.av.tr/?p=7893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elatmanın Önlenmesi Nedir? Elatmanın Önlenmesi Davası Nasıl Açılır? Elatmanın Önlenmesi Davası Nerede Açılır? Elatmanın Önlenmesi Davası Ne Kadar Sürer? Müdahalenin Meni Davası Nedir? Müdahalenin Meni Davası Nasıl Açılır? Müdahalenin Meni Davası Nerede Açılır? Müdahalenin Meni Davası Ne Kadar Sürer?</p>
The post <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/elatmanin-onlenmesi-mudahalenin-meni-davasi/">Elatmanın Önlenmesi – Müdahalenin Meni Davası</a> first appeared on <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr">İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>El Atma Nedir? – El Atmanın Önlenmesi Nedir</strong>? <u>El atmanın önüne geçmek</u> durumu bir kişinin malına haksız olarak müdahale edilmesi halinde ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Halk arasında meni müdahale davası olarak da bilinmektedir. Mülkiyet hukukunda yer alan yasa hükümleri ile koruma altına alınmıştır. Malik mülkiyet hakkı ile beraber doğan yetkilerini kullanamaz ise, ya da yararlanılması engellenirse, el atma önlenme davası açma hakkı bulunur.</p>
<h3><strong>El Atma Davasının Açılması için Eşya Üzerinde Bütün Haklara Sahip Olmak Gerekir</strong></h3>
<p><strong>El atma davası </strong>önlenmesi için ilk şart kişinin mülkiyet üzerinde hak ve diğer bütün yetkilere sahip olması gerektiğidir. Bu yüzden davanın malik tarafından yahut malikin mirasçıları tarafından açılması söz konusudur.</p>
<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta hangi eşyaya malik olunduğundan çok, kişinin sahip olduğu mülkiyet hakkıdır. Mülkiyet hakkı mal sahibine yasal sınırlar çizer ve maldan dilediğince yararlanma hakkı ve yetkisini sunar.</p>
<h3><strong>Eşyaya Herhangi bir Saldırı Düzenlenmemiş Olmalıdır</strong></h3>
<p><strong>El atma nasıl yazılır</strong> diye merak edenler, öncelikle dava açılması için ikinci gerekli şartı bilmeliler. Bu şart haksız müdahale ve saldırı kavramları ile ilgilidir.</p>
<p>İşbu davanın açılması için, kişinin sahip olduğu eşya hakkında (haklı ve yerinde bir gerekçeye dayanmaksızın) saldırı gerçekleştirilmemiş olması ve bu saldırının hala devam ediyor olmaması gerekir. Saldırının ne şekilde yapıldığının yasalar önünde bir önemi bulunmaz. Burada amaç, mülkiyet hakkını korumaktır.</p>
<p>El atman önlenmesi amacı ile açılan davalarda, saldırıda bulunan kişinin kusurlu olma zorunluluğu bulunmaz. İşbu dava kusur ile ilgili olmayıp salt olarak mülkiyet hakkının korunması ile ilgili olarak açılan bir dava olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<h4><strong>El Atma Davalarında Davacı ve Davalı Sıfatı </strong></h4>
<p><strong>El atma nedir el atmanın önlenmesi</strong> sorusunun cevaplandırılmasında davacı ve davalı sıfatını iyi tanımak gerekir. Davacı mülkiyet hakkı saldırıya uğrayan malik ya da maliğin mirasçıları olabilir.</p>
<p>Davalı sıfatı mahkemede söz konusu olmuş mülkiyete saldırıda bulunan gerçek kişilere denir. Bu kişiler tüzel kişilikler de olabilmektedir. Açılan davalar Asliya Hukuk Mahkemeleri tarafından görülür. Kural ise genel yetki kurallarının uygulamasından oluşur.</p>
<p><u>El atmanın önlenmesi, yani müdahalenin meni ile alakalı olan dava</u>, Medeni Kanun madde 683’te düzenlenmiştir. El atmanın önlenmesi davasının, zilyetlikte el atmanın önlenmesi ile alakalı olanı farklıdır ve birbirine karıştırılmamalıdır.</p>
<p>El atmanın önlenmesi, malikin mülkiyet hakkına yapılmasından şüphe edilen herhangi bir saldırıdan korunması amacıyla var olan davadır. Malına bir başkası tarafından haksız yere müdahale edilen kişi, bu müdahalenin önlenmesi ve yok edilmesi için, <u>el atmanın önlenmesi davası</u> açabilecektir. El atma olarak ön görülen durumlar hakkında şöyle örnekler verilebilir;</p>
<ul>
<li>Grev yapan işçilerin işverenin aracının önünü kesmesi,</li>
<li>Grev yapan işçilerin, iş yerinde bulunan makinelerin kullanımına izin vermemesi,</li>
<li>Bir şahısın hakkı olmamasına rağmen bir mülkü kullanmaya devam etmesi,</li>
<li>Bir bölgede var olan ürünlerin, hak sahibi olmayan kişilerce toplanması</li>
</ul>
<p>Bu ve benzeri durumlarda, el atmanın önlenmesi davası açılır.</p>
<h2><strong>El Atmanın Önlenmesi Nedir?</strong></h2>
<p>El atmanın önlenmesi, Medeni Kanun 718. ve yine Medeni Kanun 684. Maddelerde belirtilen hususlara göre açıklanır. Buna göre, bir mülkiyetin altından geçen petrolün kullanılması durumu da, el atmanın önlenmesi davası açıyor olmak için bir gerekçe olacaktır.</p>
<p>Mülkiyette bulunan ağaçların meyvelerinin alınmış olması, mülkiyetin asıl sahibine, el atmanın önlenmesi davası açması hakkı verecektir.</p>
<h2><strong>Müdahalenin Meni Nedir?</strong></h2>
<p>Müdahalenin meni, bir mülk üzerinde dilediği gibi tasarruf hakkı olan bir malikin, bu hakkından alıkoyulması anlamına gelir.</p>
<p>Kişinin hakkı olan mal, bir başkasının elinde bulunmaktaysa, kişi bu duruma istinaden istihkak davası açabilecektir.</p>
<h2><strong>İstihkak Davası Nedir?</strong></h2>
<p>İstihkak sahibi, mal sahibi olan kişilerin, mallarında zorla ve haksız yere bulunan diğer kimselere karşı, zilyetliği tekrar edinebilme adına açılan davalardır.</p>
<p>Zilyetlik, bir malı elinde bulundurma durumu anlamına gelir.</p>
<h2><strong>El Atmanın Önlenmesi – Müdahalenin Meni Davalarının Süresi</strong></h2>
<p>Kişilerin mülklerini yeniden edinebilme ya da mülklerine olabilecek herhangi bir saldırının önüne geçebilme adına açılabilecek olan bu davalar için söz konusu olan tek koşul, yasal şartların geçerli olması gerekliliğidir.</p>
<p><strong>El atmanın önlenmesi – müdahalenin meni davası</strong> için herhangi bir <u>el atmanın önlenmesi zaman aşımı</u> süresi yoktur.</p>
<h2><strong>El Atmanın Önlenmesi – Müdahalenin Meni Davaları Yetkili Mahkemeleri</strong></h2>
<p>Söz konusu durum ile alakalı davaların yetkili mahkemesi, Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Mevzu bahis olan mülkün bulunduğu bölgedeki mahkeme konu hakkında yetki sahibi olan mahkemedir. Uygulanacak kurallar, genel yetki kurallarıdır.</p>
<p>Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.</p>
<p>Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski haline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir. Hakim, yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir.</p>
<p>İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir</p>
<h2><strong>Elatmanın Önlenmesi, Müdahalenin Meni Davası Yetkili Mahkeme</strong></h2>
<p>Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Taşınmazın bulunduğu yerden maksat taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu yer değil, fiilen içinde bulunduğu mülki sınırdır.</p>
<h2><strong>Elatmanın Önlenmesi, Müdahalenin Meni Davası Nasıl Açılır?</strong></h2>
<p>Etmanın Önlenmesi davasında <strong>Dava</strong> değeri, elatmanın önlenmesi istenilen taşınmazın elatılan bölümünün değeri ile belirlenir.</p>
<p>Taşınmazın aynına taalluk eden davalarda ecrimisil isteminin de bulunması halinde harç, taşınmazın elatılan bölümünün değeri üzerinden alınır.</p>
<p>Taşınmazın tamamına müdahale durumu ,kısmi müdahaleye göre davayı çabuklaştırabilir.  Müdahalenin önlenmesi davası ile birlikte ecrimisil istenmesinde bence hukuki kolaylık var.</p>
<p>Yapılacak keşifle her iki iddia birden araştırılabilir.  Ecrimisil için 7 günlük süre tanınması yeterli olabilir. İhtarname gönderilmesinden maksat bu yerin malikinin kim olduğu yönünden davalının haberdar edilmesidir.  Ecrimisil hakkı tapu tescili ilamının kesinleşme tarihinden itibaren doğar. Fakat davalının kötüniyetinin belirlenmesi gerekeceğinden ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren ecrimisil istenebilir</p>
<p>Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı <u><em><strong>istihkak davası</strong></em></u> açabileceği gibi, her türlü haksız <u><em><strong>elatmanın önlenmesi</strong></em></u>ni de dava edebilir. Malikin zilyetliğine ve bundan dolayı da mülkiyet hakkına el atan, taşkınlık yapan ve rahatsız edici durumlar yaratan, hakkının derecesine itiraz eden kimse aleyhine, elatmanın önlenmesi davası açılabilir.</p>
<p>Mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin malik tarafından gereği gibi kullanmasının önleyen ve üçüncü kişilerden gelen etkilere karşı korunma aracı olarak malike haksız elatmanın önlenmesi, taşkınlığın giderilmesi, durdurulması için, elatmanın önlenmesi davası hakkı tanınmıştır.</p>
<p>Mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan elatmanın önlenmesi davasında davalı, ayni ya da kişisel bir hakka dayandığını; bu cümleden olarak taşınmaz malda kiracı bulunduğunu ispat ederse, elatmanın haksızlığından söz edilmesi olanağı bulunmamaktadır.</p>
<h2><strong>Elatmanın Önlenmesi &#8211; Müdahalenin Meni Davası Dilekçe Örneği</strong></h2>
<p>Elatmanın önlenmesi davası ile ilgili hukuki yardım ile avukat desteği alınması tavsiyesinde bulunuyoruz. Dava dilekçesi hazırlanırken avukat desteği öenmli olduğundan, dava dilekçesi konusuna göre yazımda değişebilir.</p>
<p>Makalede Elatmanın Önlenmesi &#8211; Müdahalenin Meni Davası konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için <a href="https://ilkayuyarkaba.av.tr/">Ankara Avukat</a> ve <a href="https://ilkayuyarkaba.av.tr/gayrimenkul-hukuku-davalari-avukati-ankara/">Gayrimenkul Hukuku Avukatı</a> ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Elatmanın Önlenmesi &#8211; Müdahalenin Meni Davası | Sıkça Sorulan Sorular</strong></h2>
<p>ELATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI &#8211; DAVANIN TARAFLARIN TİCARİ İŞLETMESİ İLE İLGİLİ OLDUĞU &#8211; ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNDE GÖRÜLMESİ GEREKTİĞİ. DAVACI VEKİLİNİN İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜ.</p>
<p>ÖZET: Davanın, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğu, buna göre 6102 Sayılı TTK&#8217;nun 4.maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği halde, yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.</p>The post <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/elatmanin-onlenmesi-mudahalenin-meni-davasi/">Elatmanın Önlenmesi – Müdahalenin Meni Davası</a> first appeared on <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr">İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/elatmanin-onlenmesi-mudahalenin-meni-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müdahalenin Önlenmesi Davası</title>
		<link>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mudahalenin-onlenmesi-davasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mudahalenin-onlenmesi-davasi</link>
					<comments>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mudahalenin-onlenmesi-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AV.İLKAY UYAR KABA]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 21:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Avukat ve Danışma 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Dilekçe Örneği]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Görevli Mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davası Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Elatmanın Önlenmesi Davasında Harç]]></category>
		<category><![CDATA[Men-İ Müdahale Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Müdahalenin Önlenmesi Dava Dilekçe Örneği]]></category>
		<category><![CDATA[Müdahalenin Önlenmesi Dava Dilekçesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilkayuyarkaba.av.tr/?p=8860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müdahalenin Önlenmesi Davası Müdahalenin (Elatmanın) Önlenmesi Davası, Müdahalenin (Elatmanın) Önlenmesi Davası Yetkili Mahkemesi, Müdahalenin (Elatmanın) Önlenmesi Davası Dilekçesi Müdahalenin Önlenmesi Davası, yetkili mahkeme, mirasbırakanın yerleşim yerindeki sulh hakimi olup mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hakimi bu ölümü...</p>
The post <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mudahalenin-onlenmesi-davasi/">Müdahalenin Önlenmesi Davası</a> first appeared on <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr">İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müdahalenin Önlenmesi Davası, <a href="https://ilkayuyarkaba.av.tr/mudahalenin-meni-onlenmesi-davasi/">Müdahalenin (Elatmanın) Önlenmesi</a> Davası Yetkili Mahkemesi, Müdahalenin (Elatmanın) Önlenmesi Davası Dilekçesi</strong></p>
<p><u>Müdahalenin men’i davası </u>kişinin malına haksız şekilde müdahale edilmesi durumlarının engellenmesidir. Mülkiyet hakkı mutlak haklar arasında bulunur. Bu hak, Türk Medeni Kanunu kapsamında, mal sahibine mülkiyetinde olan taşınmazlara karşı yapılan haksız iddialara karşı yetki şeklinde verilmiştir.</p>
<p>Türk Medeni Kanunu 683. Maddesine göre mal sahibinin malı haksız olarak elinde bulunduran kişilere el atmayı engellemesi davası açabilir. Bu noktada hukuki bir kamulaştırma yapılmamış olan mallara karşı olarak mülkiyet konusu taşınmaz için hak iddia edilmesi, mutlak hakkın ihlali olarak yorumlanmaktadır.</p>
<p>Türk Hukuku kapsamında kamulaştırılmasız el atma sebebiyle etkili olan hukuksal yöntemler bulunmaz. Bundan dolayı <strong>müdahalenin önlenmesi davası </strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınır. Bu gibi davalarda mutlaka hukuki danışmanlık almak ve kişinin profesyonel bir yardım alarak dava sürecini tamamlaması önemlidir.</p>
<h2><strong>Elatmanın Önlenmesi Davası Yargıtay Kararları</strong></h2>
<p><strong>Müdahalenin men’i davası görevli mahkeme </strong>Sulh veya Asliye Hukuk mahkemeleri olarak belirlenmiştir. Kademeli olan davalarda, değeri fazla olan davaya göre yetkili mahkeme belirlenmektedir. Şayet kademeli davlardan birinin değeri para ile gösterilmiş ise bu gibi durumlarda değer paraya göre belirlenir.</p>
<p>Kat mülkiyetleri kanununda Sulh Mahkemeleri görev almaktadır. Taşınmazlar üzerinde şayet binalar ya da meyve ağaçları gibi muhdesatlar bulunuyorsa bu yapıların değeri de zeminin değerinin toplanmasıyla dava değeri tespit edilerek görevli mahkeme belirlenmektedir.</p>
<h2><strong>Elatmanın Önlenmesi Davası Ne Kadar Sürer?</strong></h2>
<p><strong>Müdahalenin men’i ve tahliye davası </strong>süresi, davanın seyrine ve içeriğine göre değişir. Bu davayı açabilmek için de şartlar bulunur. Bunlar:</p>
<ul>
<li>Öncelikli olarak bu davanın şartı, işbu davayı açacak olan kişinin mülkiyet ve yetkilere sahip olmasıdır. Bundan dolayı da dava malik ya da mirasçılar tarafından da açılabilir. Bu noktada en önemli husus ise kişinin sahip olduğu mülkiyet hakkı olarak belirlenmiştir.</li>
<li>Bunun yanı sıra diğer önemli husus, haksız müdahale ve saldırı kavramı olmaktadır. Bu davanın açılabilmesi için haklı ve yerine gerekçesi olmadan yapılmış bir saldırı olmalıdır. Bu davada temel esas, mülkiyet hakkının korunmasıdır.</li>
<li>El atmanın önlenmesi için açılmış olan bu davalarda mülkiyet hakkında saldırıda bulunmuş şahsın kusurlu olması gerekmez.</li>
</ul>
<ul>
<li><em><strong>Müdahalenin Önlenmesi Davası</strong></em>, yetkili mahkeme, mirasbırakanın yerleşim yerindeki sulh hakimi olup mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hakimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hakimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hakimine gönderir.</li>
<li>Çekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde, basit yargılama usulü uygulanır.</li>
<li>Çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir.</li>
<li>Mahkemeler dışındaki resmi makamlara bırakılan çekişmesiz yargı işlerinde uygulanacak usul, ilgili özel kanunlarında belirtilen hükümlere tabidir.</li>
<li>Çekişmesiz yargı işleri arasında yer alan mühürleme, deftere geçirme ve yemin tutanağı düzenleme gibi işlerin icrası sırasında dikkate alınması ve düzenlenecek belgeye yansıtılması sırasında gözetilecek olan hususların ayrıntıyı gerektirmesi sebebiyle bu detaylandırma, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.</li>
<li>Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde, istinaf yoluna başvurabilirler.</li>
</ul>
<h2><strong>Müdahalenin Önlenmesi Davası Hangi Mahkemede Açılır?</strong></h2>
<ul>
<li>Müdahalenin Önlenmesi Davası nda Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.</li>
<li>Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Kanundaki hükümlere tabidir. (6100 S. K. m. 5)</li>
<li>634 sayılı kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.</li>
</ul>
<ol>
<li> Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.</li>
<li> İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.</li>
<li> Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir. (6100 S. K. m. 12)</li>
</ol>
<h2><strong>Müdahalenin Önlenmesi Davası Nasıl Açılır?</strong></h2>
<ul>
<li>Kat malikleri kendilerine ait bağımsız bölümler üzerinde, 634 sayılı kanunun ilgili hükümleri saklı kalmak şartıyla, Medeni Kanunun maliklere tanıdığı bütün hak ve yetkilere sahiptirler. (634 S. K. m. 15)</li>
<li>Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler. (634 S. K. m. 18)</li>
<li>Her kat maliki ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur. (634 S. K. m. 18)</li>
<li>Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde ana gayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, ana gayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir. (634 S. K. m. 33)</li>
</ul>
<p>Makalemizde Müdahalenin Önlenmesi Davası konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için <a href="https://ilkayuyarkaba.av.tr/">Ankara Avukat</a> ve <a href="https://ilkayuyarkaba.av.tr/gayrimenkul-hukuku-davalari-avukati-ankara/">Gayrimenkul Hukuku Avukatı</a> sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.</p>The post <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mudahalenin-onlenmesi-davasi/">Müdahalenin Önlenmesi Davası</a> first appeared on <a href="https://www.ilkayuyarkaba.av.tr">İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkayuyarkaba.av.tr/mudahalenin-onlenmesi-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
