İş Kazasında İşverenin Sorumluluğu 2026: İş Güvenliği Eğitimi Verilmemesi Davayı Nasıl Etkiler? Bir iş kazası meydana geldiğinde mahkemenin ilk incelediği belgelerden biri işçinin “Eğitim Katılım Formu”dur. Ancak 2026 yılı Yargıtay içtihatları, sadece bir imzanın yeterli olmadığını; eğitimin nitelikli, uygulamalı ve anlaşılır olması gerektiğini vurguluyor. Peki, iş güvenliği eğitimi eksikliği bir davayı nasıl dönüştürür?
1. İşverenin “Gözetme Borcu” ve Eğitim Yükümlülüğü
6331 sayılı Kanun uyarınca işveren, çalışanlarını işe başlamadan önce ve işin devamı sırasında karşılaşabilecekleri riskler konusunda eğitmek zorundadır. 2026 hukuk standartlarında bu yükümlülük, işverenin en temel “kusursuz sorumluluk” alanlarından biri olarak görülmektedir.
2. Eğitimin Verilmemesinin Hukuki Sonuçları
Eğer bir iş kazasında işçinin eğitimi yoksa veya kaza yaptığı işe özgü bir eğitim verilmemişse;
Kusur Dağılımı Değişir: İşçi kendi hatasıyla kaza yapmış olsa bile (örneğin dikkatsiz bir hareket), mahkeme “Eğer eğitim verilseydi işçi bu hatayı yapmayacaktı” mantığıyla kusuru işverene yükler.
İlliyet Bağı Güçlenir: İşverenin eğitimi ihmal etmesi ile kaza arasındaki bağ “kuvvetli” kabul edilir. Bu durum, işverenin tazminattan kurtulmasını imkansız hale getirir.
Manevi Tazminat Artar: Eğitimsiz bir işçiyi tehlikeli işe sürmek, yargı tarafından “ağır ihmal” olarak değerlendirilebilir ve daha yüksek manevi tazminat rakamlarına hükmedilebilir.
3. “Sahte” veya “Usulüne Uygun Olmayan” Eğitimler
2026 yılında bilirkişiler sadece imzalı kağıtlara bakmıyor. Mahkemeler şu soruların peşine düşüyor:
Eğitimi veren kişi uzman mıydı?
Eğitim işçinin anadilinde mi verildi?
Eğitim süresi yönetmeliğe uygun mu?
En Kritiği: İşçi teorik eğitimi aldıktan sonra sahada denetlendi mi?
Eğer işçiye eğitim verilmiş ama sahada kuralı ihlal etmesine işveren ses çıkarmamışsa, bu durum “etkin denetim eksikliği” olarak kabul edilir ve eğitim verilmemiş gibi sonuç doğurur.
4. Ceza Davalarına Etkisi Nedir?
İş kazası sonrası açılan “Taksirle Yaralama veya Öldürme” konulu ceza davalarında, İSG eğitiminin verilmemiş olması doğrudan “Asli Kusur” sebebidir. Bu durum, işveren veya işveren vekilleri için hapis cezasının paraya çevrilmesini zorlaştırabilir veya cezanın alt sınırdan uzaklaşarak verilmesine neden olabilir.
2026 yılı itibarıyla dijitalleşen İSG sistemleri sayesinde, eğitimlerin video kayıtları veya interaktif sınav sonuçları mahkemelerce delil olarak istenebilmektedir. “Eğitim verdik ama form kayboldu” savunması, dijital kayıtların zorunluluğu nedeniyle artık geçerliliğini yitirmektedir.
İş güvenliği eğitimi, işveren için sadece yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda olası bir kaza davasında en güçlü “kalkan”dır. Bu kalkanın eksikliği, davanın henüz başında işverenin maddi ve manevi olarak ağır kayıplar yaşamasına yol açar.

Strazburg Cad. Bina No: 10 Kat:3 Daire: 9-10-11-12 PK:06410 Sıhhiye - Çankaya - ANKARA
+90 312 995 02 02
E-Posta Gönderin
AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?