Dolandırıcılık Suç Duyurusu

BURADASINIZ : ANASAYFA > > Dolandırıcılık Suç Duyurusu

 

DOLANDIRICILIK SUÇ DUYURUSU

 

GENEL BİLGİLER

 

  • Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.

  • Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

  • Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.

  • Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

  • İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

  • Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.

  • Şikayet hakkının hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için, şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların olması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir.

  • Suç duyurusunda bulunulurken söz konusu suçun yasada sayılan maddi ve manevi unsurları değerlendirilmeli, suçun bütün unsurlarıyla ortaya çıktığına ilişkin iddialar maddeler halinde, gerçeğe uygun bir bütünlük içerisinde ortaya konmalı, kişisel değerlendirmelerden ve hukuki sorumluluk doğurabilecek ifadelerden kaçınılmalıdır.

  • Dolandırıcılık davalarında yargıtay kararına göre, Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

  • Yine aynı yargıtay kararına göre, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

  • Genel anlamda Dolandırıcılık suçlarında, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

        YARGITAY KARARI  ( WEB SİTESİ ÜZERİNDEN DOLANDIRICILIK)

  • T.C. YARGITAY 15.Ceza Dairesi Esas:  2011/23905 Karar: 2013/8224 Karar Tarihi: 03.05.2013

  • DOLANDIRICILIK SUÇU - SANIĞIN DİĞER SANIKLARLA BİRLİKTE SUÇ İŞLEME KARARI İLE FİİL ÜZERİNDE MÜŞTEREK HAKİMİYET KURDUĞUNUN ANLAŞILMASI - ERTELENEN SANIĞIN KENDİ ALTSOYU ÜZERİNDEKİ VELAYET VESAYET VE KAYYIMLIK YETKİLERİ AÇISINDAN HAK YOKSUNLUĞU.

  • ÖZET: Sanığın, diğer sanıklarla birlikte suç işleme kararı ile fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin kanun maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aynı yasanın maddesindeki yardım eden olarak kabulü ile eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Kanun maddesi uyarınca mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın <kendi altsoyu üzerindeki> velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

  • Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

  • Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

  • Somut olayda; sanık T. K.'ın, www.srexi.com isimli internet sitesi üzerinden, bilgisayar satış ilanı verdiği, bu ilanı gören, katılanın internet üzerinden 1 adet dizüstü bilgisayar siparişi verdiği, bilgisayarın bedeli olan, 1.094,60 TL parayı, Garanti Bankası Girne Caddesi Şubesinden, Garanti Bankası Güzelyalı Şubesinde bulunan, sanık T. B.'nın, 6677801 numaralı hesabına havale ettiği;sanıklar T. B. ve E. K.'ın, Garanti Bankası Mersin-Erdemli Şubesine giderek parayı, birlikte çektikleri;ancak katılana internet üzerinden sattıkları, dizüstü bilgisayarı göndermedikleri gibi, parasını da iade etmedikleri, anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  • Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

 
 

Haberler